Trump Xi’yi Ağırlarken Tayvan’ın En Büyük Savunucusu Nereye Gitti?
Ivan Kanapathy, Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Konseyi’nde Asya’dan sorumlu kıdemli yönetici olarak görev yapıyor. Kariyerini Çin’in askeri yayılmasını uyarmaya ve Tayvan’ın savunulmasına adamış bir isim. Ancak Donald Trump’ın ikinci döneminin ortasında bu yaklaşım geri planda kalıyor. Trump yönetimi, Tayvan’a 14 milyar dolarlık silah satışını erteledi ve Çin’in olası bir işgalinde ABD’nin müdahale edip etmeyeceği konusunda belirsizlik yarattı. Bu hafta Trump, Çin lideri Xi Jinping’i Washington’da ağırlıyor. Görüşmede Tayvan meselesinin gündeme gelmesi kaçınılmaz görünüyor.
Beyaz Saray’da Çin Şahininin Durumu
Kanapathy, ilk Trump döneminde de Çin, Tayvan ve Moğolistan’dan sorumlu NSC yöneticisi olarak çalışmıştı. O dönemde yönetim daha sert bir Çin politikası izliyordu. Kanapathy, 2022’de Foreign Policy’de yayımlanan yazısında ABD’nin Tayvan’a güvenlik yardımı konusunda geçmişteki direncini “haksız ve verimsiz” olarak nitelendirmişti. 2023’te Foreign Affairs’te Çin’in olası saldırısına karşı ABD’nin askeri müdahalesini savunan bir makaleye imza atmış, 2024’te Brookings raporunda ise başkanın Tayvan’ı “hayati ABD çıkarı” olarak kamuoyuna anlatması gerektiğini belirtmişti.
Şimdi ise kaynaklar, uygulanan politikanın Kanapathy’nin tercih ettiği çizgiden uzaklaştığını söylüyor. Bir yakın tanıdık, “Trump’ın izlediği Tayvan politikası Ivan’ın yapacağı şey değil” diye konuştu. Başka bir isim ise onun görüşlerinin değişmediğini ama kararlara etkisinin sınırlı kaldığını belirtti: “Trump’a Tayvan’ın önemini brifing veriyor ama ne yapacağına veya ne söyleyeceğine etkisi sıfır.”
Beyaz Saray ise bu değerlendirmeleri reddetti. Sözcü Anna Kelly, Kanapathy’nin başkanın seçildiği dış politikayı hayata geçiren kilit bir isim olduğunu vurguladı. Yönetim, NSC yetkililerinin seçenek sunduğunu ancak nihai kararın başkana ait olduğunu ve “yukarıdan aşağı” bir yaklaşım benimsediklerini belirtti. Kanapathy, Trump’ın mayıs ayında Pekin’de Xi ile yaptığı görüşmeye katılmış ve bu hafta sonu New York’taki Çinli yetkililerle müzakerelerde Beyaz Saray’ı temsil etmiş.
Düşünsel Boyut: Şahinler Ne Zaman Sessizleşir?
Bu tablo sadece bir ismin etkisini aşan bir soruyu gündeme getiriyor. Bir başkan, kariyerini belirli bir tehdide karşı uyarıya adamış danışmanlarını ne ölçüde dinler? Trump’ın Çin politikasını kişiselleştirdiği ve Xi ile “iyi ilişki” üzerinden yürüttüğü belirtiliyor. Eski bir savunma yetkilisi Randy Shriver’ın ifadesiyle, “ABD hükümetinin Çin/Tayvan masası sorumlusu Donald J. Trump.” Bu durum, Asya’daki müttefiklerin ABD’nin bölgesel taahhütlerine duyduğu güveni sorgulamasına yol açabilir. Müttefikler, Tayvan senaryosunda daha net rol almaları yönünde baskı görürken, tutarsız mesajların onları geri çekebileceği uyarısı yapılıyor.
Arka Plan
Trump yönetiminin ikinci döneminde Çin’e yönelik ekonomik baskı sürerken güvenlik tarafında farklı bir çizgi izlendiği görülüyor. Ocak ayında yayımlanan Ulusal Savunma Stratejisi’nde Tayvan’a doğrudan atıf yerine “Birinci Ada Zinciri” ifadesi kullanıldı. Trump, ocak ayında Xi’nin Tayvan’a yönelik olası bir “kafa kesme” operasyonunu değerlendirirken adayı Çin’in parçası olarak gördüğünü ve bunun Xi’nin kararı olduğunu söylemişti. Buna karşılık yönetim, aralık ayında Tayvan’a rekor düzeyde 11 milyar dolarlık silah satışını onaylamış ve operasyonel düzeyde bazı caydırıcılık adımlarını sürdürmüştü. Kaynaklar, bu adımların bir kısmının Kanapathy’nin çabalarıyla bağlantılı olabileceğini belirtiyor.
Xi’nin Washington ziyaretinde silah satışının daha fazla ertelenmesi veya ABD’nin Tayvan’ın bağımsızlığına karşı daha net bir tutum alması yönünde baskı yapması bekleniyor. Çin Büyükelçiliği yorum talebine yanıt vermedi. Bu süreç, sadece iki lider arasındaki görüşmeyi değil, bölgedeki güvenlik dengelerini de yakından etkileyecek.
0 Yorumlar